“Bilinmeyenleri” keşfetmek için uzay misyonlarına devam ediliyor

1950’li yıllardan itibaren uzayda çalışma yürütmeye başlayan ülkeler, yeni keşifler yapmak, gezegenler, galaksiler ve derin uzay hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak için misyonlarını sürdürüyor.

AA muhabiri, uzayda çalışma yürüten ülkeler ve misyonlarına dair bilgileri ve son gelişmeleri derledi.

Dünyada ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos), Çin Ulusal Uzay İdaresi (CNSA) ve 22 Avrupa ülkesinin katkı sağladığı Avrupa Uzay Ajansı (ESA) dışında 70’ten fazla uzay ajansı bulunuyor.

Genellikle teknolojik olarak gelişmiş ya da yüksek askeri harcaması olan ülkelerde bulunan uzay ajanslarının yanı sıra özel uzay ajanslarının da sayısı gün geçtikçe artıyor. Bunların başında ise uzay turizmine dayalı SpaceX ve Blue Origin geliyor.

World Population Review’e göre 2022’nin ortasına gelindiğinde dünyadaki uzay ajanslarından yalnızca 16’sı uzaya fırlatma yapabilecek kapasiteye sahipti. Ayrıca yalnızca 7’sinin Ay’a, Mars’a ya da derin uzaya araştırma aracı gönderebilecek kapasitesi bulunurken sadece 3’ü şimdiye kadar insanlı uzay uçuşu yapabildi.

ABD, Rusya ve Çin dışında ESA (çoğu Avrupa ülkesi), İtalya Uzay Ajansı (ASI), Hindistan Uzay Araştırmaları Merkezi (ISRO) ile Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı (JAXA), uzaya uydu fırlatmış ve araştırma aracı göndermiş durumda.

Fransa Ulusal Uzay Araştırmaları Merkezi (CNES), Avustralya Uzay Ajansı (ASA), Brezilya Uzay Ajansı (AEB), İran Uzay Ajansı (ISA), İsrail Uzay Ajansı (ISA), Kenya Uzay Ajansı (KSA), Güney Kore Uzay Araştırmaları Enstitüsü (KARI), Kuzey Kore’nin Ulusal Uzay Geliştirme İdaresi (NADA) ve Ukrayna Devlet Uzay Ajansı (SSAU), uzaya uydu fırlatan ülkeler arasında yer alıyor.

ABD

Dünya yörüngesindeki aktif uzay araçlarının yaklaşık üçte biri, en üretken ve aktif uzay ajansına sahip ABD’ye ait. Apollo Ay’a iniş görevleri, Skylab Uzay İstasyonu, Uzay Mekiği, Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) ve Mars Keşif Programı, ABD’nin uzay programının temellerini oluşturuyor.

İlk uyduyu Şubat 1958’de uzaya fırlatan ABD, iletişim, elektronik istihbarat, füze tespiti, meteoroloji, teknoloji, navigasyon ve gözetleme uydularından oluşan büyük bir filoya sahip.

NASA, tüm uzay keşif girişimlerinin ve programlarının sorumlusu. ABD, NASA sayesinde uzaya ikinci insan gönderen, Ay’a ilk ayak basan ve Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) en çok katkı yapan ülke konumunda.

NASA’nın en ünlü misyonu 20,4 milyar dolar (halihazırda 236 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor) değerindeki Apollo programıydı. Apollo’nun altı göreviyle astronotlar, Ay’da yürümeyi başardı.

NASA’nın güncel olarak yürüttüğü misyonların arasında Artemis I yer alıyor. Bu programla Ay ve Mars’ta insan keşiflerinin sağlanabilmesine odaklanılıyor.

Hubble Uzay Teleskobu, 1990’da fırlatılmasından bu yana uzaya dair insanlığa görüntü ve bilgi akışı sağlıyor. 25 Aralık 2021’de uzaya fırlatılan James Webb Uzay Teleskobu ile de erken dönemde oluşmuş ilk galaksiler bulunmaya çalışılıyor. James Webb, şu ana kadar pek çok görüntü sağladı.

NASA’nın Juno Projesi ise Jüpiter’e odaklanıyor. Güneş sisteminden ve Juno uçuş ekibinden edinilen bilgilerle Jüpiter’in nasıl oluştuğu ve değiştiğine dair bilgi sahibi olunmaya çalışılıyor.

NASA, Mars Keşif Programı kapsamında bu gezegene ilk önce 2012’de “Curiosity” aracını yolladı. Mars’ın jeolojisini ve iklimini incelemek üzere gezegende dolaşan ve görüntü çeken “Curiosity”nin ardından 2020’de gönderilen “Mars Perseverance” ile de gezegenin toprak, kaya veya taş yapılarından örnek alınması ve daha fazla bilgi edinilmesi planlanıyor.

NASA, Parker Solar Probe ile de Güneş’e “dokunmayı” amaçlıyor. Küçük araba boyutundaki uzay aracı, doğrudan Güneş’in atmosferine doğru ilerliyor, sonunda ise Güneş’in yüzeyinden 4 milyon mil uzaklıkta olması planlanıyor. 18 gün önce alınan verilere göre Parker Solar Probe, Güneş’e en yakın 15. pozisyona 17 Mart’ta geldi. Buna göre Parker, Güneş’in yüzeyine 5,3 milyon mil uzaklıktaydı.

ISS’nin operasyonları ve gereklilikleri için pek çok uzay ajansı uluslararası ortak konumunda. ABD, Rusya, Avrupa, Japonya ve Kanada, ISS’ye en büyük katkı sağlayan uzay ajanslarının arasında bulunuyor.

ISS, uluslararası uçuş mürettebatını, çoklu fırlatma araçlarını, küresel olarak dağıtılmış fırlatmaları, operasyonları, eğitimleri, mühendisliği, gelişim tesislerini, iletişim ağlarını ve uluslararası bilimsel araştırma topluluğunu da bir araya getiriyor.

NASA’nın taşıma hizmeti sağlamayı amaçlayan ticari mürettebat programı ise güvenli, güvenilir ve uygun fiyatlı şekilde insanların, ABD ile ISS arasında seyahat etmesinin sağlanmasını amaçlıyor. NASA, bu proje için Boeing ve SpaceX ile de görüşmeler yapıyor.

Rusya

Rusya’nın uzay programlarının kökeni 1957’de ilk yapay uydu Sputnik-1’in Sovyetler Birliği tarafından fırlatılmasına dayanıyor. Rusya, iletişim, meteoroloji ve keşif uydularından oluşan üçüncü en büyük uzay aracı filosuna sahip.

Rusya’nın uzay projeleri Soyuz insanlı uzay araçları, Salyut 1 uzay istasyonu ve Lunokhod 1 uzay gemisini içeriyor. Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos), sivil uzay faaliyetlerini yönetirken Rus Uzay Kuvvetleri (VKS), savunma uydularının fırlatılmasına ve askeri uçuşun kontrolüne odaklanıyor.

1955’ten Sovyetler Birliği’nin dağıldığı 1991’e kadar uzay faaliyetlerini yürüten SSSR’nin halefi olan Roscosmos, 25 Şubat 1992’de kuruldu ve ISS’nin önemli ortaklarından biri haline geldi ancak ISS programından ayrılacağını duyuran Roscosmos, kendi uzay istasyonunu gelecek yıllarda kuracağını açıkladı. Rusya da ABD gibi uzay odaklı askeri bir birim kurdu. Şimdiye kadar Rus Uzay Kuvvetleri’nin ana odağı, ülkeyi füze saldırılarından korumak.

Çin

Çin, yörüngedeki ikinci en büyük uzay aracı filosuna sahip ve şu anda navigasyon, uzaktan algılama, iletişim, gözetleme uydu takımı ve uzay araçlarını kontrol ediyor. Çin, uyduları tamir edebilecek ve insanlı uzay uçuşu yapabilecek üç ülkeden biri.

Çin’in uzay programı iki kurum tarafından yönetiliyor: Çin Ulusal Uzay İdaresi (CNSA) ve Çin İnsanlı Uzay Programı Ajansı (CMSA). Çin, ABD ve Rusya’dan bağımsız olarak uzaya insan gönderen üçüncü ülke konumunda.

Çin’in en büyük uzay misyonları ise Tiangong-1 Uzay İstasyonu, Shenzhou insanlı uzay uçuş programı ve Çin Ay Keşif Programı (CLEP) olarak ön plana çıkıyor. CNSA, ulusal uzay programının planlama ve gelişiminden sorumlu. Çin Havacılık Bilimi ve Teknolojisi Kurumu, fırlatma araçlarının, uydularının ve iletişim hizmetlerinin tasarımı ve gelişiminden sorumlu ana kurum olarak görev yapıyor.

Çin, 1970’te ilk iletişim uydusunu fırlatmayı başardı ve şu anda dünyadaki üçüncü en büyük uzay gücüne sahip.

Çin’in Chang’e 4 araştırma aracı, 2019’da Ay’ın karanlık yüzüne iniş yapan ilk araç oldu. Mayıs 2021’de ise CNSA’nın Tianwen-1 göreviyle bir araştırma aracı Mars yüzeyine iniş yaptı. Böylece Çin, Mars’a iniş yapan ikinci ülke oldu. Ayrıca, ABD ve Rusya gibi Çin de askeri uzay gücüne sahip.

Avrupa Uzay Ajansı

ESA’nın merkezi, Fransa’nın başkenti Paris’te bulunuyor. Birçok üyesi ve ortağı olan ESA’nın ABD ve Rusya dahil pek çok bölgede ofisi var.

2021’de işletme bütçesi 6,49 milyar avro (6,62 milyar ABD doları) olan ESA’ya en büyük katkıda bulunan ülkelerin arasında başta İngiltere ve Fransa geliyor.

Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, İspanya, İsveç, İsviçre ve İngiltere, ESA’nın üye devletlerini oluşturuyor.

Bulgaristan, Kanada, Hırvatistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Malta ve Slovakya işbirlikçi olarak ESA’nın parçasıyken Letonya, Litvanya ve Slovenya bağlı ortak olarak ESA’da yer alıyor.

Türkiye Uzay Ajansı, 2018’de kuruldu

Türkiye de 2018’de Türkiye Uzay Ajansı’nı kurarak uzay ve havacılık bilimi ve teknolojilerine yönelik amaçlar doğrultusunda çalışmaya başladı.

Türkiye’nin uydu alanındaki çalışmalarına bakıldığında, TÜRKSAT-6A Milli Haberleşme Uydu Projesi’nin gereksinimler doğrultusunda ve proje takvimine göre süren faaliyetleri, proje paydaşları ve ilgili kurumlarca yakından takip ediliyor. TÜRKSAT-6A’nın SpaceX Falcon 9 roketiyle bu yıl fırlatılması hedefleniyor.

Türkiye, 10 Ağustos 1994’te Türksat 1B uydusu ile uzaydaki yerini aldı. Türksat 5A ve Türksat 5B uyduları ise 2017’de imzalanan sözleşme sonrası bu şirketin Fransa’nın Toulouse şehrindeki tesislerinde üretilmeye başlandı.

Türksat 5A, 8 Ocak 2021’de uzaya başarılı şekilde fırlatıldı. TÜRKSAT 5B uydusu da 19 Aralık 2021’de SpaceX’e ait Falcon-9 roketiyle uzaya gönderilerek 15 Haziran 2022’de devreye alındı.

Türkiye’de tasarlanıp üretilen ilk yer gözlem uydusu RASAT, 17 Ağustos 2011’de Rusya’dan fırlatıldı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin hedef istihbaratına yönelik uydu görüntüsü ihtiyacını karşılamak amacıyla üretilen Göktürk-1 uydusu da 2016’da uzaya gönderildi.

Türkiye’nin ilk yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydusu Göktürk-2, 2012’de Çin’den fırlatıldı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir