Cumhurbaşkanı Adayı Kılıçdaroğlu: “Yolsuzluk Yapanlar, Kul Hakkı Yiyenler Ne Zamandan Beri Bu Ülkede Kahraman Olmaya Başladı.

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “SPK’nın başına getirilen kişi, 2 milyon dolar rüşvet alan kişi. 2 milyon dolar rüşvet alan kişi Meclis’in genel kuruluna geliyor hiçbir şey olmamış gibi. Akıl alacak şey değil. İnsan insanın yüzüne bakamaz. Böyle bir şey görmedim. Nasıl oluyor? Milletin parasını, pulunu yiyorsun; ortalıkta geziyorsun bir de ben kahramanım diyorsun. Yolsuzluk yapanlar, kul hakkı yiyenler ne zamandan beri bu ülkede kahraman olmaya başladı? Ne zamandan beri dünya lideri olmaya başladı bunlar? Yok öyle bir şey” dedi.

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; Haber Türk’te, Serap Belet ve Kürşat Oğuz’un Olaylar ve Görüşler programına konuk oldu. Kılıçdaroğlu, sorulara şu yanıtları verdi:

TERÖRLE ETKİN MÜCADELE YAPILACAK: (HDP’ye bakanlık vereceğiniz söylendi) HDP ile bu konuları görüşmedik. Hayır. Birileri kalkıyor kendisine göre bir şeyler söylüyor. Görüşmedik bunları. Biz ittifak bir aradayız, altı lider görüşüyoruz zaten. Terörden hepimiz şikayetçiyiz, mutabakat metnine de bunu yazdık. ‘Acaba bir şeyler karıştırabilir miyim? Millet İttifakı’nın teröre destek veriyor algısı yaratabilir miyim…’ Yok böyle bir şey. Tam tersine, terörle etkin mücadele yapılacak. Sadece bizde değil bölgemizde de terörün olmamasına özen gösteriyoruz. Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı’nı (OBİT) kuracağız. Türkiye, İran, Suriye, Irak bir araya geleceğiz. Terörden arındıracağız buraları yani komşumuzda da terör olmayacak çünkü o bize sıçrayabilir. OBİT’in en büyük özelliği bu. Sadece biz değil Ortadoğu halkları da terörden şikayet ediyor orada da binlerce insan hayatını kaybetti. O bölgeyi tamamen terörden temizlemek zorundayız, bölgeye huzuru, barışı getirmek zorundayız. Hiç kimse unutmasın Türkiye bu bölgenin dominant ülkesidir, bütün Akdeniz’de en güçlü ülke haline getireceğiz. Samandağ’dan başlayıp Mersin’e kadar olan havzayı bütün Akdeniz’in en büyük ve güçlü üretim merkezi haline getireceğiz. Süveyş kanalına, Ceberitarık’a, boğazlara yakın bir üretim üssüne döndüreceğiz. Katma değeri yüksek ürünler üretilecek burada.

ORTADOĞU’YA VE AFRİKA’YA İHRACAT YAPACAĞIZ AYNI ZAMAN BU BÖLGE İHRACATIN MERKEZİ OLACAK: Maden rafineleri kurulacak burada. Hesabımıza göre 5 yıl içinde İstanbul’un nüfusu 2,5 milyon azalacak çünkü insanlar bu bölgelere gelecekler, buralarda yatırım yapacaklar. Hem bunu yapacağız aynı zamanda deprem bölgesini kapsayan Elazığ’da içine dahil ederek 11 ili özel bir teşvik yasasıyla ki o yasa taslağını da ittifak olarak Meclis’e verdik, sunduk. O yasa teklifimizi bütün odalara, borsalara hepsini göndereceğiz. Herkes bilmeli, biz neyi hedefliyoruz? Bakın bunlar yapamıyorlar, sadece ev yapacağız diyorlar, bölge elden gidiyor bölge…İnsanlar orada ne yapıyorlar, ticaret nasıl, ekonomi nasıl? İnsanlar kenti terk etti bunlar nasıl gelecek? Onlar hiç düşünmüyorlar, günlük yaşıyorlar. Oysa biz belli bir zaman dilimi içinde ve derinliğinde düşünüyoruz. Uzmanlarla oturduk konuştuk. Hangi avantajları sağlayacağız, bunun bütçeye getireceği artı, eksi nedir? Getireceği yarar nedir? İnşaatlar bittikten sonra bunlar ne olacak, bu fabrikalar ne olacak? Ortadoğu’ya ve Afrika’ya ihracat yapacağız aynı zaman bu bölge ihracatın merkezi olacak.

ŞEYTANIN AKLINA GELMEYEN BUNLARIN AKLINA GELİYOR: Vallahi de billahi de bunlar bilmiyorlar bakın yemin ediyorum. Nasıl yöneteceklerini bilmiyorlar. Tamam deprem oldu ama buradan Türkiye daha güçlü olarak ayağa kalkabilir, yatırım yapabilir. Söyledim ben Kahramanmaraş’a gittiğimde; buraya dedim depremden sonra örneğin değişik bakanlıklardan bürokratlar gelip sizi dinlediler mi sorunlarını dinlediler mi ve kendi bakanlarına çözüm ürettiler mi? Normalde olması gereken odur. Çözümü bürokrasi üretecek. Hazine’den, maliyeden diğer birimlerden bir araya gelecekler, ne oluyor, neyin nesidir…Bir daha bu tür felaketler olduğunda kenti ya da ülkeyi nasıl dayanıklı hale getirebiliriz? Bununla ilgili de bir çalışma yaptık, kanun teklifi hazırladık verdik Meclis’e…Devleti nasıl yöneteceklerini bilmiyorlar ama parayı nasıl yiyeceklerini biliyorlar. Rüşvet nasıl alınır biliyorlar. Şeytanın aklına gelmeyen bunların aklına geliyor.

SADECE KENDİ ÜLKEMİZİ DEĞİL BÜTÜN BÖLGEYİ TERÖRDEN ARINDIRACAĞIZ. ORTADOĞU COĞRAFYASINDA TERÖRÜ TAMAMEN BİTİRECEĞİZ: Terörle mücadele ettiler de biz karşı mı çıktık? Hiç, asla. Hiç kimse unutmasın; terörle en sağlıklı ve en tutarlı mücadeleyi biz yapacağız. Sadece kendi ülkemizi değil bütün bölgeyi terörden arındıracağız. Ortadoğu coğrafyasında terörü tamamen bitireceğiz. Kavgayı değil barışı önceleyen bir politika izleyeceğiz. Domuz bağıyla öldürülenleri unuttu mu sanıyorlar?

BEN YASALARA GÖRE KURULAN BÜTÜN SİYASİ PARTİLERE SAYGILIYIM. DEVLETİN İZİN VERDİĞİ HER SİYASİ PARTİYE SAYGILI OLURSUNUZ: (HDP ile HÜDA-PAR’ın benzerliği var mı?) Ben yasalara göre kurulan bütün siyasi partilere saygılıyım. Devletin izin verdiği her siyasi partiye saygılı olursunuz. Şimdi kalkıp da bir siyasi partiyi suçluyorsanız bunun gerekçeleri olması lazım. Devlet izin vermiş, bu ülkenin İçişleri Bakanlığı izin vermiş. Geçmişi eğer sorgulanacaksa bunu sorgulayacak olan ben değilim ki sorgulayacak olan siyasal iktidar. Bakacak, teröre bulaştı mı bulaşmadı mı? Yasadışı iş yaptı mı yapmadı mı? Bunların hepsinin devletin birimleri bakar, bizim Milli İstihbarat Teşkilatı’mız yok ki devletin var. Varsa bir suç, cumhuriyeti tehlikeye sokacak, Türkiye açısından bir beka sorunu yaratacak bir olay varsa devletin ilgili birimleri harekete geçerler. Kısır tartışmalardan, çekişmelerden, ‘Burada acaba suçlarsak bize oy gelir’ onların hepsi hikaye. Ben partilerin kapatılmasını doğru bulmuyorum. Partiler anayasaya göre demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Teröre bulaştıysa, terörle ilgisi varsa tamam gereğini yaparsınız, o kadar. Bugüne kadar pek çok parti kapandı ne oldu? Yenileri açıldı.

BAYRAMDA ALTI LİDER ALTI AYRI DEPREM BÖLGESİNDE OLACAĞIZ: (5 parti genel başkanları ile ortak miting olacak mı sorusu üzerine) Onu da konuştuk. Altı liderin bir arada her seferinde bulunmasının doğru olmadığı kanısına vardık. Mesela bayramda altı lider altı ayrı deprem bölgesinde olacağız. Değişik yerlerde. (Sizi birlikte görecek miyiz?) Olabilir niye olmasın ama sürekli altı liderin bir arada olması enerji kaybına yol açıyor. Ben diyelim ki Adana’daysam, Temel bey Çorum’da, Meral hanım Mersin’de, Gültekin bey Afyon’da, Davutoğlu Konya’da, Babacan Urfa’da olmalı. Her birimiz bir yerde olmalıyız. Çünkü ortak mutabakat metni çıktığı için hepimiz aynı şeyi söylüyoruz. Orada bütün ilkeler, kurallar belirlenmiş ama Cumhur İttifakı’nda anlıyorum sadece Erdoğan konuşacak diğerleri dinleyecekler.

DEVLETİ YÖNETEN KİŞİ, SAĞLIKLI VERİ GELECEK Kİ OTURUP KARAR VERSİN: (Ekonomik vaatler üzerine) İnsanların hayatlarında çok şey değişecek. Bir, insanlar evlerinde çok rahat oturacaklar. İki, siyaseti rahat eleştirecekler. Üç, mutfaklar şenlenecek. Hemen kısa sürede değil ama 6 ay içinde bir rahatlama, ferahlama olacak. Herkes biraz ‘Evet, biz şu anda iyi yönetiliyoruz…’ Eleştiri geldiği zaman saygıyla alacağız, hatamız varsa süratle değiştireceğiz. Önce bir Hasar Tespit Komisyonu kuracağız. Biz şu anda devletin geliri, gideri, yükümlülükleri nedir kimse bilmiyor, ben de bilmiyorum, 600 milletvekili de bilmiyor. Bu komisyon görevini yapacak, 15 gün içinde en geç bize Türkiye’nin bütün yükümlülüklerini, avro yükümlülüğümüz nedir, dolar yükümlülüğümüz nedir, beşli çetelere ne ödeyeceğiz, bunların aldıkları paralar nedir, varlık fonunda ne oluyor…Devleti yöneten kişi sağlıklı veri gelecek ki oturup karar versin. Devlet ciddiyetle yönetilecek kurumdur öyle ben bunu söyledim bu oldu anlamında değil öyle bir şey olmaz.

BÜROKRASİ LİYAKATE DAYANACAK, İŞİ EHLİNE TESLİM ETMEK ZORUNDASINIZ. ONU İLK GÖRÜŞMEMİZDE KARARA BAĞLADIK: Ekonomik ve Sosyal Konseyi hemen oluşturacağız iş dünyası, işçileri, çiftçileri, sendikacıları, sanayicileri, ticaret erbabını çağıracağız ne istiyorlar ve biz ne yapacağız…Çünkü sorunu yaşayandan dinlemezseniz sağlıklı çözüm üretemezsiniz. Süratli bir şekilde devlette liyakati sağlayacağız. Merkez Bankası’nın başına Merkez Bankası’nı bilen, hem içeride hem dışarıda finans çevrelerine güven veren bir kişiyi getireceğiz. (Merkez Bankası’ndan bahsettiniz belki kimin getirileceğini konuşmuş olabilirsiniz, belli mi?) Evet. Bizim hafızamızda var tabii şimdi söyleyemeyiz hafızamızda var.  (Ekonominin başında kim olacak?): Ona girmedik şimdi kalkıp da şu ekonomiden şu şöyle o ayrı bir şey. Ben bürokrasiden söz ettim. Bürokrasi liyakate dayanacak, işi ehline teslim etmek zorundasınız. Onu ilk görüşmemizde karara bağladık, altı lider, ilk toplantıda devlette liyakat sisteminin bozulduğunu devletin bu açıdan çürüme süreci içine girdiğini, hemen hemen her alanda rüşvetsiz işin yapılmadığı gibi bir tablonun ortaya çıktığını, sadakatin değil liyakatin esas alınması gerektiğini ve bu konuda görüş birliği yapacaksak biz devam edelim, altı lider bu konuda görüş birliği içindeyiz.

YOLSUZLUK YAPANLAR, KUL HAKKI YİYENLER NE ZAMANDAN BERİ BU ÜLKEDE KAHRAMAN OLMAYA BAŞLADI Nitelikli insan getireceksiniz. Bakın şu anda devletin içinden nitelikli ve saygın insanlar var ama bunlar bir köşeye atılmışlar. (Bürokrasideki değişim içinde liyakatli kadroların gelmesi için ön çalışma yaptınız mı?) Elbette. Her şeye hazırlıklıyız. Elbette yaptık. BBDK, Kamu İhale Kurumu bunlar çok önemli kurumlar. Sermaye Piyasası Kurulu…Bütün bunların tamamı nedir, ne oldu bunları biliyoruz, kimlerin neler yaptığını, SPK’nın başına getirilen kişi, 2 milyon dolar rüşvet alan kişi, 2 milyon dolar rüşvet alan kişi Meclis’in genel kuruluna geliyor hiçbir şey olmamış gibi. Akıl alacak şey değil. İnsan insanın yüzüne bakamaz. Böyle bir şey görmedim. Nasıl oluyor? Milletin parasını, pulunu, kulla hakkını yiyorsun ortalıkta geziyorsun bir de ben kahramanım diyorsun. Yolsuzluk yapanlar, kul hakkı yiyenler ne zamandan beri bu ülkede kahraman olmaya başladı? Ne zamandan beri dünya lideri olmaya başladı bunlar? Yok öyle bir şey.

Bu, devletin kuruluş felsefesine aykırıdır, bizim inanç felsefemize de aykırıdır bu, insanlığa da aykırıdır bu. Devleti saydam kılacağız. Ulusal Vergi Konseyi kuracağız. Ben vergi ödüyorsam benim vatandaş olarak şunu sorma hakkım var; ‘Ey devlet sen benden vergi aldın bu parayı nereye harcadın?’ Bu konuda ilk yazıyı yazan da benim, Fransa dönüşü oradaki örneği aldım bir Ulusal Vergi Konseyi kurulması gerektiğini söyledim, o zaman TÜRMOB sahip çıktılar bu düşünceye ama bu benim düşündüğüm gibi değil.

BEYAZ KAĞIDIN ARKASINI DOLDURMADAN O KAĞIDI YIRTIP ATMAZDIK. NE DEMEK 13 UÇAK? FAKİR FUKARASININ PARASINI ALIYORSUN, HAVAALANINDA YATAN UÇAĞA VERİYORSUN: Fransa’da Ulusal Vergi Konseyi, devlette toplanan vergileri alır, analiz eder, Cumhurbaşkanına sunar Resmi Gazete’de yayınlanır. Akademisyenden sade vatandaşına kadar herkes verginin nerede harcandığını görür. Bizim amaçladığımız o. Kesin Hesap Komisyonu kuracağız dedik. Geçen yılın bütçesi nereye harcandı? Komisyon başkanı muhalefetten olacak. İktidar olarak gidip hesabımızı vereceğiz orada. İlk genelgelerimizden, kararlarımızdan birisi de savurganlıkla mücadele olacak. Asla israfa izin vermeyeceğiz. Devlette böyle yetiştim, beni böyle yetiştirdiler. Beyaz kağıdın arkasını doldurmadan o kağıdı yırtıp atmazdık. Ne demek 13 uçak? Fakir fukarasının parasını alıyorsun, havaalanında yatan uçağa veriyorsun. Niye veriyorsun. 1 uçak sana yetmiyor mu? 13 uçak, saraylar… Tam anlamıyla israf yeri orası. İslamiyet’te israf haramdır. Haram olan şey helal olmaya başladı. Anlamakta zorluk çekiyorum bunların anlayışını.

BEN 300 MİLYAR DOLAR TEMİZ PARA GETİRECEĞİM BU ÜLKEYE. TEMİZ PARA. UYUŞTURUCU BARONLARININ PARASI DEĞİL: 100 bin öğretmen ataması yapacağız, Cumhuriyetin 100’üncü yılında. Köy okullarını açacağız. Köylerde sadece öğretmen olmayacak imam, öğretmen, ziraat mühendisi, teknisyeni olacak, hayvancılık yapıyorsa veteriner olacak., hepsi kamu görevlisi olacak. (Köye dönüşü teşvik edeceksiniz) Tabi… Kırsal boşaldı şu anda. Köylerde yaşayan bütün genç ve bütün kadınların SGK primini devlet ödeyecek. Böyle onların emeklilik hakkını devlet sağlamış olacak. (Bazı kesimler Kemal bey popülizm yapıyor, bunları nasıl karşılayacaksınız?) Hayır. Türkiye zengin ülke. Nerede kaynak yok? Tasarrufa gidersiniz. Ben 300 milyar dolar temiz para getireceğim bu ülkeye. Temiz para. Uyuşturucu baronlarının parası değil. Öyle IMF git yalvar yakar değil. Onlar bize gelebilir miyiz diyecekler. Evet gelebilirsiniz ama şu koşulda, yatırım yapacaksın, istihdam yaratacaksın. Gel borsada vurgun yap, git değil. Biz ülkenin soyulmasına izin vermeyeceğiz.  İstihdam yaratıyorsa gel kardeşim. O nedenle diyorum Samandağ’dan Mersin’e kadar olan bölgeyi Akdeniz’i en güçlü katma değerini üreten yöresi haline getireceğiz. Trabzon, Samsun’un Mersin ve İskenderun’a demir yoluyla bağlayacağız.

ÖNCE HAYVANLARI TÜMÜYLE ÜCRETSİZ VERECEĞİZ. ONDAN SONRA ETE DAYALI, HAYVAN ÜRÜNLERİNE DAYALI SANAYİ OLUŞTURACAĞIZ: Anadolu’da diyelim ki fabrikanız var Yozgat’a, Çankırı’da, demiryoluyla limana taşıdığınızda lojistiği tüm masraflarını devlet olarak biz karşılayacağız Dolayısıyla fabrikayı deniz kenarına, pahalı bir yer bulup yapmak yerine Anadolu’da herhangi bir yere yapabilecek. Devlet plan yapacak ama ağırlık özel sektörde. Fabrikayı onlar kuracak diyecek ki ‘Lojistik, büyük masraflar var ben Kayseri’de, Çorum’da yapamıyorum ama denizin kenarında yaparsam maliyet ucuz olacak diyecek’ hayır diyeceğiz. Sen Anadolu’da yap, lojistiğini biz karşılayacağız. Erzurum-Elazığ-Tunceli-Kars-Ardahan tarım ürünleri özel merkezi yapacağız. Önce hayvanları tümüyle ücretsiz vereceğiz. Ondan sonra ete dayalı, hayvan ürünlerine dayalı sanayi oluşturacağız. 2 milyar dolar kazansak bile olağanüstü bir şey. Fındıkta, çayda aynı şekilde. Rizelilere söz verdim. Kaçak çayları önleyeceğiz. Rize meydanında kaçak çayları yakacağız. Bunun mücadelesini halka göstermezseniz inandırıcı olamazsınız.

(Jeremy Rifkin hala danışmanınız mı?) Evet. Raporlar geliyor örneğin iklim değişikliğinin Ortadoğu, Akdeniz, Türkiye’de yaptığı tahribatın bunun önlenmesiyle ilgili nelerin yapılması gerektiği konusunda güzel bir raporlar var. Merkel’in danışmanlığını yaptı, Çin’de devlet başkanın danışmanlığını yaptı Çin’de ayağa kalktı. Arkadaşlarımız Zoom üzerinden sürekli görüşüyor. Sağlık sorunu var.

O PARAYI DAĞITMAYANLARDAN BUNUN HESABINI SORACAĞIZ: Bu milletten 15 Temmuz şehit ve gazileri için para topladılar, bu parayı şehit yakınları ve gazilere vermediler. 1 hafta içinde tamamını vereceğiz. Beşiktaş saldırısında 49’u polis 52 kişi hayatını kaybetti. Orada da para topladılar, o dönemin parasıyla 52 milyon lira bu dönemin parasıyla 1 milyarın üstünde o parayı da dağıtmadılar. 1 hafta içinde hak sahiplerine dağıtacağız. Hiçbir haksızlığa izin vermeyeceğiz. O parayı dağıtmayanlardan bunun hesabını soracağız.

İKTİDAR OLDUĞUMUZDA NEYİ YAPACAĞIMIZI ÇOK İYİ BİLİYORUZ. ORTAK MUTABAKAT METNİNDE BUNLAR VAR. KARŞI TARAF NE YAPACAK, BUNU KİMSE SORMUYOR: O kadar büyük haksızlıklar yaptılar ki, bu haksızlıklara kimsenin izin vermemesi lazım. Bu haksızlıkları yapanları iktidar yaptığınızda kendi sonunuzu getiriyorsunuz zaten. Türkiye’nin buradan çıkması lazım. İlk 1 hafta içinde tank palet fabrikasını Katar’dan alacağız, ordumuza teslim edeceğiz. 20 yıldır Türkiye tek bir tank alamadı. (Millet İttifakı’nın ortak çalışması mı bunlar?) Tabii, tek tek hazırlandı. İktidar olduğumuzda neyi yapacağımızı çok iyi biliyoruz. Ortak mutabakat metninde bunlar var. Karşı taraf ne yapacak, bunu kimse sormuyor. 20 yıldır memleketi hangi hale getirdiniz belli zaten bu saatten sonra ne yapacaklar ki bunlar?

NASIL DAĞITILDIĞINI, DAĞITIMINI KİMLER YAPTIĞINI HEPSİNİ POLİS BİLİYOR. ÇÜNKÜ BU ÜLKENİN YÜREKLİ POLİSLERİ VAR AMA SİYASİ OTORİTE BASKILIYOR: Uyuşturucu baronlarına hizmet eden bir siyasal iktidar olamaz. Türkiye uyuşturucu cenneti oldu. En son galiba yanlış hatırlamıyorsam Güney Amerika’dan Türkiye’ye gelecek olan ciddi uyuşturucu yükünü daha yakaladılar. Nereye geliyor bunlar? Polis hepsini tek tek biliyor. Afrika’ya nereye geldi, buradan nasıl dağıtıldığını, dağıtımını kimler yaptığını hepsini polis biliyor. Çünkü bu ülkenin yürekli polisleri var ama siyasi otorite baskılıyor hayır dokunmayacaksınız diyor, ben bunu biliyorum.

ESNAFIN PANDEMİ DÖNEMİNDE ALDIĞI KREDİLERİN, DEPREMDEKİ ESNAFIN BANKA KREDİLERİNİN FAİZLERİNİ 1 HAFTA İÇİNDE SİLECEĞİZ. ÇİFTÇİLERİN DE 1 HAFTA İÇİNDE FAİZLERİNİ SİLECEĞİZ: Geldik 1 hafta içinde yapacağız dersem doğruyu söylememiş olurum çünkü siz samimiyetinizi gösterecekseniz zaman dilimini de söyleyeceksiniz. (1 hafta için üç şey var dediniz onu yapacağız dediniz) Onu yapacağız. 1 hafta içinde esnafın pandemi döneminde aldığı kredilerin, depremdeki esnafın banka kredilerinin faizlerini 1 hafta içinde sileceğiz. Çiftçilerin de 1 hafta içinde faizlerini sileceğiz.

ERDOĞAN’IN DAMADININ İŞ YERİNE ONDAN ÖNCE BEN GİTTİM: (Kazanımlardan sapma olur mu geriye gidilir mi?) Hiçbirisi geriye gitmez. Erdoğan damadının işyerine gitmeden önce ben gittim. İHA’ların, SİHA’ların yapıldığı merkeze ben gittim. Teşvik eden benim. Ekibiyle oturan, konuşan benim. Çok güzel bir ekibi var. Onları yüreklendiren benim. Savunma sanayine niye karşı çıkayım? Türkiye zaten savunma sanayinde güçlü olmak zorundadır. Niye F-35 planının dışına çıktı? Niye oradaki paralarımızı geriye alamadılar? Hani dünya lideriydi beyefendi? Palavraya yer yok. Savunma sanayinin 1970’lerde çıkmış gizli kararnamesi var bende. Siz bu sanayiye önem veriyorsanız, bu ülke 2018’de tank yapacaktı. Tank palet fabrikasında 5 ayrı tank üretilirdi. Tank palet fabrikasını toplarını Kırıkkale’de Aselsan, Roketsan bunların işbirliği ile yapıldı. Tamamı başarılıydı. Tam not almıştı. Bir gece çıktılar hayır siz yapmayacaksınız dediler. Tank Palet bir tarafa katıldı Katar ordusu ve Ethem Sancak’a verildi. İHA yapıyorsun gurur duyuyorsun, biz de gurur duyuyoruz. Daha fazla destek devam edecek. Aselsan’ın içi boşaldı. Önemli savunma sektörü, sanayi sektörü orası. Bütün çalışanlar Avrupa’ya gitti. Oralarda yaşanan tabloyu kaç kişi biliyor? Bu kardeşiniz hepsini biliyoruz çünkü orada çalışan namuslu insanlar burada önümüzü kesiyorlar diyor. Hepsinin önünü açacağız.

BEN KAZANACAĞIMA İNANIYORUM. ÜLKENİN İÇİNDE BULUNDUĞU TABLO BELLİ, BU TABLODAN BU ÜLKEYİ KURTARACAK KİŞİ BELLİ: Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçince partiyle ilişkimizi keseceğiz. 6 liderin ortak kararı bu. Ben de o karara doğal olarak uyuyorum. (Kaybedersem diye düşünüyor musunuz?) Ben kazanacağıma inanıyorum. Ülkenin içinde bulunduğu tablo belli, bu tablodan bu ülkeyi kurtaracak kişi belli. Devlet adamı kimliği olması lazım, dürüst ve namuslu bir insan olması lazım, kul hakkı yememesi lazım, kendisini vatandaşa adaması lazım. Her evde huzurun, bereketin olması lazım. Birbirimize selam veremez noktaya geldik. Bu ülkeye huzuru, barışı getireceğim. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Bu ülkenin ferasetine, insanlarına güveniyorum. İnsanlar niye aç gezsin, pazara giderken ne alayım ne almayayım diye niye hesap yapsın? Hayvancılık yapan birisi şunu söyledi ‘İneğimi yeteri kadar besleyemiyorum, param yok’ diyor. Nerede bu yem fabrikalar, gübre fabrikaları. Bu ülke 34 yıl sonra şeker ithal etti. Bu bile başlı başına ayıptır. Türkiye sorunlar yumağı içinde ve buradan çıkması lazım. (Parlamenter sistem için öngördüğünüz süre nedir?) Çoğunluğu parlamentoda sağladıktan sonra daha hızlı bir süreç almak için anayasa metinlerini de hazırladık. Kısa sürede yapacağız, ondan sonra gerçek anlamda demokrasi gelecek, siyaset kurumu halkına hesap verecek. Devlet vatandaşıyla kucaklaşacak. Bunlar devleti devlet ana olmaktan çıkardılar.

ESKİ ALIŞKANLIKLARINIZI BİR TARAFA BIRAKIN KUL HAKKI YEMEYEN VE GERÇEKTEN BU ÜLKEYE HİZMET EDECEK OLAN İNSANA OY VERİN: (Yurtdışındaki oylar için seçim güvenliği hazırlığı var mı) Hem içeride hem dışarıda seçim güvenliği konusunda yaklaşık 1 yıldır çalışıyoruz. İllerden gelen her bir seçmen sandıkta görev yapacak olan arkadaşlarımızın listesiyle ilgili olarak tek tek telefon ediliyor. Hangi sandıkta görevli olduğu soruluyor, sonra onlara eğitim veriliyor. Onlar sandık başında görevli olacak, ayrıca müşahit kartı vereceğiz, gönüllü arkadaşlar için. Gönüllüleri de görevlendireceğiz. Büyük metropollerde barolar her okulda bir avukatı bulunduracak. Uyuşmazlık çıktığında avukat müdahil olacak. Tek isteğim şu; vatandaşlarımız sandığa gitsinler, oylarını kullansınlar. Oy kullanırken sizden sadece bir şey bekliyorum elinizi vicdanınıza koyun, oyunuzu öyle kullanın. Eski alışkanlıklarınızı bir tarafa bırakın kul hakkı yemeyen ve gerçekten bu ülkeye hizmet edecek olan insana oy verin. Doğrusu olan budur, doğruyu yapın çünkü bu ülke hepimizin ülkesi. Türkiye çok ciddi sorunla karşı karşıya. Tarım perişan vaziyette. Sanayicilerle gidin konuşun. Doları frenlemek için satmadıkları bir şey kalmadı. Arka kapıdan 128 milyar doları sattılar. Kime sattıkları hala belli değil. Borsada yapılan vurgunlar. Vurguncuların bir anlamda karargahı oldu Türkiye. Bu vurgundan Türkiye’yi kurtaracağız.

YSK’dan gelen her türlü veri iyi bir ekibimiz tarafından tek tek gözden geçiriliyor. Kim ilk kez oy kullanacak, bugün oy kullanan kişi daha önce nerede oy kullandı bunların hepsini biliyoruz. Çok güçlü bir dijital altyapımız var. Hata varsa YSK’ya bildiriyoruz, kabul ediyorlar ve düzeltiyorlar. Biz bütün bu konularda iyi çalışan bir ekibe sahibiz.

7 KARDEŞİN İÇİNDE ÜNİVERSİTEYE GİDEN SADECE BENİM: (Siyasete neden başladınız?) Düşük düzeyli bir memurun 7 çocuklu ailesinden gelen birisiyim. Babam küçük bir memurdu. İlkokul mezunuydu. Annem rahmetli okuma yazma bilmezdi. Büyük ablam da şimdi Kocaeli’nde yaşıyor, o da okuma yazma bilmiyor. 7 kardeşin içinde üniversiteye giden sadece benim. Babamın diğerlerini okutmaya imkanı yoktu. Üniversiteyi kazandım, sınavlara girdim. Hesap uzmanları sınavı çok zor bir sınavdır, o sınava girdik, kazandık. Meslekte muavinlik yaptık. Bitirip memur olarak başladığınız gün ile yeterlilik sınavını verip hesap uzmanı olduğunuz gün arasında büyük farklar vardır. Dünyaya bakışınız, devlete bakışınız, yetişme tarzınız bunlar devletin akademisi gibidir. Biz Hesap Uzmanları Kurulu, Maliye Teftiş Kurulu, Devlet Planlama Teşkilatı, Gelirler Kontrolörleri Bankalar Yeminli Murakıpları bunlar çok özel seçilen kişilerden oluşur, eğitilir ve bunlar devletin en nitelikle yerlerinde görev yaparlar.

ÇOCUKLARIMI SİYASETİN DIŞINDA TUTUYORUM, ELLERİ EKMEK TUTUYOR: Böyle bir kadroda yetiştim. Uzun yıllar Maliye Bakanlığı’nda çalıştım, Bağkur’da çalıştım. SSK’da çalıştım. Daha sonra kendi arzumla emekli oldum. Emekli olduktan sonra Vatandaşın Vergisini Koruma Derneği başkanlığı yaptım. O dönem pek çok yolsuzluk dosyasını ortaya çıkardım, kamuoyunda tartışılmasına yol açtım. Sonra kader, siyasete davet üzerine geldim. Milletvekili oldum. Milletvekili olurken de bu olayların üzerine gittim. Vatandaşın hakkını yemek suçtur efendim. Devletin soyulmasına izin vermemeniz lazım. Vatandaş devlet ayakta kalsın diye vergi veriyor. Bütün hayatım bununla geçti. Pek çok kişi benimle uğraştı, iftiralar atıldı. Sonuçta hesabını veremeyeceğimiz hiçbir şey yok. Devlette çalışırken de ‘Acaba bu bir şey yapmış mıdır’ diye müfettiş orduları görevlendirdiler, bütün yaptıklarım incelendir, araştırıldı. Bir şey bulamadılar. Yok ki bir şey…Siyasete girdiğim gün de benim mal varlığım budur diye internet sitesine koydum. Karımın yüzüğüne kadar, nişan yüzüğüne kadar. Böyle bir ahlaki gelenekten geliyoruz, böyle yetiştik. Çocuklarımı siyasetin dışında tutuyorum, elleri ekmek tutuyor. Onlar kimdir nedir, medyadan da mümkün olduğu kadar uzak tutmaya özen gösteriyorum. ‘Yani gelin şuna torpil yapın, şunu şöyle yapın, şurada şu vakfı kurduk gelin bağış yapın, Amerika’da bir vakıf kurduk gelin şunu yapın…’ Çocuklarımı, ailemi asla ve asla bu tür şeylere alet etmem, doğru da değil ahlaki de değil İslami de değil. Türkiye olmazsa takımlar da olmayacak. Takımlar güçlü olmalı. Bütün takımlar bizim takımlarımız. Ortaklaştığımız yer milli takım.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir