Dünya’daki suyun kaynağına yeni bir açıklama getirildi

Dünya’nın suyunun, gezegenin oluşum yıllarındaki hidrojen bakımından zengin atmosferlerle magma okyanusları arasındaki etkileşimler sonucu ortaya çıktığı yeni bir araştırmada belirtildi.

Önceki araştırmalar Dünya’nın ve Güneş Sistemi’ndeki diğer kayalık gezegenlerin, ilk zamanlarında Güneş’i çevreleyen toz ve gaz diskinin birleşmesiyle oluştuğuna işaret ediyor.

Çalışmalarda, Güneş Sistemi’nin ilk evrelerinde büyük cisimlerin birbirlerine çarparak sonunda Dünya’yı oluşturan öngezegeni meydana getirdiği teorisi geliştirilmişti.

ÜÇ FARKLI KATMANA AYRILIYOR

Independent Türkçe’nin haberine göre araştırmacılar gezegenin sonra daha büyük ve sıcak hale geldiğini, çarpışmaların ısısı ve radyoaktif elementler nedeniyle eriyerek muazzam genişlikte bir magma okyanusuna dönüştüğünü bulmuştu.

Aralarında ABD’deki Kaliforniya Üniversitesi, Los Angeles’tan (University of California Los Angeles/UCLA) araştırmacıların da bulunduğu ekip, zaman içinde gezegen soğudukça en yoğun maddenin içe doğru çöktüğünü ve Dünya’nın metal çekirdek, kayalık manto ve kabuk olmak üzere üç farklı katmana ayrıldığını söylüyor.

Yakın zamanda Nature adlı akademik dergide yayımlanan bu son çalışmada bilim insanları, mavi gezegenin kendine has kimyasal özelliklerinin kopyalanıp kopyalanamayacağını görme amacıyla Dünya’nın oluşumuna dair yeni modeller geliştirdi.

Bilim insanları, Dünya’nın varolduğu ilk dönemlerde magma okyanusuyla moleküler hidrojen içeren öngezegen atmosferi arasındaki etkileşimlerin, gezegenin su bolluğu gibi bazı karakteristik özelliklerini meydana getirmiş olabileceğini ortaya koydu.

Araştırmacılar, moleküler hidrojen içeren atmosferler ve magma okyanusları arasındaki materyal alışverişinin modelini çıkarmak için matematiksel yaklaşımlar kullanarak 25 farklı bileşiği ve 18 farklı reaksiyon türünü inceledi.

Modelledikleri çeşitli kimyasallar arasındaki karmaşık etkileşimler, Dünya’nın oluşumunun muhtemel tarihi hakkında veriler sundu.

Erken Dünya simülasyonunda, magma okyanusuyla atmosfer arasındaki etkileşimler büyük hidrojen kütlelerinin metal çekirdeğe doğru hareket etmesine, mantonun oksitlenmesine ve yüksek miktarlarda su üretilmesine neden oldu.

Bilim insanları bu etkileşimlerin, büyüyen gezegeni meydana getirmek için çarpışan kayalık malzemenin tümü tamamen kuru olsa bile “bol miktarda” su üreteceğini söylüyor.

Kuyrukluyıldızlar ve meteoritler gibi diğer su kaynaklarının olması da mümkün fakat bilim insanları bunların, Dünya’nın mevcut durumunu açıklamada gerekli olmadığını belirtiyor.

Carnegie Science’tan çalışmanın ortak yazarı Anat Shahar şöyle diyor:

Bu, gezegenimizin evriminin sadece muhtemel bir açıklaması olmakla birlikte, Dünya’nın oluşumunun tarihiyle Dev Dünyalar ve alt-Neptünler denen, uzak yıldızların yörüngesinde keşfedilen en yaygın ötegezegenler arasında önemli bir bağlantı da kurabilir.

Çalışmanın parçası olan araştırmacılar halihazırda Samanyolu Galaksisi’nin en yaygın gezegenlerinin kimyasal yapısını ortaya çıkarmaya ve uzak dünyalardaki yaşam belirtilerini tespit etmek için bir çerçeve geliştirmeye çalışıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir