Rusya, Ukrayna’da Kinjal hipersonik füzesi kullandı

Rusya’nın Ukrayna’ya düzenlediği askeri harekat, 3’üncü haftasına girdi. Ukrayna’da güvenlik güçlerinin sivil halkla birlikte sürdürdüğü mücadele ise devam ediyor. Son saldırılara yönelik açıklama yapan Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, Rus ordusunun Ukrayna’da İvano-Frankivsk bölgesinde bir cephaneyi ilk defa “Kinjal” hipersonik füze kullanarak vurduğunu duyurdu. İlk kez bir hipersonik füze kullandığını ifade eden Rusya, İvano-Frankivsk bölgesinde bir mühimmat deposunu Kinjal Hipersonik füzelerle imha etti. Öte yandan Konaşenkov, Rus birliklerinin Bastion kıyı savunma sistemleriyle Ukrayna’nın Odessa bölgesinde Velikiy Dalnik ve Velikodolinskoe yerleşim birimlerinde Ukrayna ordusuna ait radyo-elektronik istihbarat merkezlerini imha ettiğini bildirdi. Rusya, Ukrayna da Kinjal hipersonik füzesi kullandı #1 Gece saatlerinde de Ukrayna’ya ait 69 askeri unsurun imha edildiği bilgisini veren Konaşenkov, bunların arasında, 4 hava savunma füze sistemi, 4 komuta merkezi, 1 hedef belirleme radar istasyonu, 3 çok namlulu roketatar, 12 cephane ve 43 askeri teknik araç alanının bulunduğunu aktardı. Rus hava kuvvetlerinin gece 12 İHA’yı vurduğunu ifade eden Konaşenkov, “Rus ordusu bugüne kadar Ukrayna ordusuna ait 196 insansız hava aracı, 1438 tank ve zırhlı araç, 145 çok namlulu roketatar, 556 obüs ve havan topu, 1237 özel askeri araç imha etti.” diye konuştu. Havacılık, uzay, savunma politikaları ve teknolojileri uzmanı Arda Mevlütoğlu, Anadolu Ajansı’na, hipersonik füzelerle ilgili değerlendirmesinde şu tanımlamayı yapmıştı: “Ses hızı, havacılık ve uzay mühendisliğinde temel tasarım parametrelerinden biridir. Hava-uzay aracı, özellikle atmosferin üst katmanlarında ya da uzay ortamında görev yapacaksa, sesten hızlı uçup uçmayacağı, uçacaksa hangi hızlarda uçacağı, tasarımını doğrudan etkiler. Ses hızında yapılan uçuşa transonik uçuş, sesten hızlı süratlerde yapılan uçuşa ses-üstü ya da süpersonik uçuş denirken, ses hızından en az beş kat yüksek hızlara ise hipersonik denmektedir. Hipersonik hızlarda uçan hava araçlarının tasarım, geliştirme ve testleri, hava-uzay mühendisliğinin en ileri ve karmaşık konularındandır. Kimyasal, biyolojik, nükleer ya da klasik harp başlıklarıyla donatılmış uzun mesafelere ulaşabilen füzelerin, uçuş şekillerine göre iki ana türü bulunuyor. Bunlar, ilk örnekleri İkinci Dünya Savaşı sonunda ortaya çıkmış balistik füzeler ve seyir füzeleridir. Balistik füzeler hedeflerine aerodinamik etkiler altında, eğik atış prensibiyle ulaşan silah sistemleridir. Fırlatmadan itibaren belli bir aşamaya kadar kazandıkları enerjiyi, uçuşlarının geri kalanında kullanarak hedeflerine ulaşır. Seyir füzeleri ise aynı uçaklar gibi hedeflerine yatay şekilde düz uçuş yaparak ve manevralar tatbik ederek ulaşır. Balistik füzelerin radarlarla tespit edildikten sonra düşeceği noktayı tespit etmek görece kolaydır. Zira atmosferik etkiler altında olduğundan, belli bir süre takip edilmeleri halinde uçuş rotaları hesaplanabilmektedir. Ancak seyir füzelerinin hem çok alçaktan uçtukları hem de öngörülemeyen manevralar yapabildikleri için tespit ve takip edilmeleri son derece zordur. Özellikle ses-üstü hızlarda uçan seyir füzeleri, hava ve füze savunma sistemleri için büyük tehdit oluşturur. Hipersonik hızlarda uçan seyir füzelerinin tehdit katsayısı ise çok daha yüksektir. Zira süratlerinin yüksekliği, hava savunma erken ihbar sistemlerine tespit, teşhis ve takip için gerekli zaman bırakmamaktadır. Hava savunma sistemi önleme yapana kadar geçecek süre içinde silah hedefine varabilmektedir. Bu, hipersonik silahlara sahip olan tarafa sürpriz etkisi avantajını sunan önemli bir farktır.”

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.